-MAGAZİN
HABERLERİ KISITLANSIN ve GECE YAYINLANSIN
-TÜRK AİLE
YAPISININ KORUNMASINA ÖZEN GÖSTERİLSİN
Yenimahalle Esnaf Sanayici ve İşadamları
Derneği ( YESİAD ) Başkanı A.Cem KEÇE; toplumun huzurunu ve ahlakını bozduğu
iddia edilen magazin haberlerinin ve programlarının kısıtlanmasını ve gece
12'den sonra yayınlanmasını istedi, bir an önce yeni ve ağır yasal düzenlemelerin
yapılması gerektiğini söyledi ve yetkilileri uyardı. İşte yapılan basın
açıklamasından çarpıcı başlıklar:
MEDYA ÖZGÜRDÜR
Kitle iletişim aracı olan medyanın
başlıca görevinin, halkı gelişen olaylar hakkında bilgilendirmek, yenilikleri
haber vermek, aydınlatmak, film, müzik gibi sanatsal ihtiyaçlarına cevap
vermek ve eğlendirmek olduğunu söyleyen Yenimahalle Esnaf Sanayici ve İşadamları
Derneği ( YESİAD ) Başkanı A.Cem KEÇE; "Ama medya bazen bu amaçlarının
dışına çıklılabiliyor ve faydadan çok zarar vermeye başlayabiliyor. Ağırlıklı
olarak magazin haberlerine ve programlarına yer verilmekte, bunlar reyting
rekorları kırmaktadır. Oysa toplumsal yarar açısından baktığımızda magazin
haberlerinin ve programlarının zaman kaybından başka getirisi yoktur. Buna
-halk özgürdür ve istediğini seyreder- mantığıyla bakmak doğru değildir.
YESİAD üyelerimizden hergün bu programların Türk aile yapısına uygun olmayan
mesajlar verdiğine dair şikayet almaktayız. Medya özgürdür, özgür olmalıdır
ama topluma yanlış örnek teşkil ettiğinde, biz izleyicilerin ve sivil toplum
kuruluşlarının da eleştirme ve şikayet etme hakkı vardır" dedi.
MAGAZİN HABERLERİ KISITLANSIN ve GECE
YAYINLANSIN
Her geçen gün gündemi gereksiz yere
daha çok işgal etmeye başlayan magazin haberlerinin ve programlarının;
toplumun ahlaki yapısını bozmaya başladığına ve toplumsal dejenrasyonu
arttırdığına dikkat çeken Yenimahalle Esnaf Sanayici ve İşadamları Derneği
( YESİAD ) Başkanı A.Cem KEÇE; "Magazin haberleri ve programları; kadını
erkeğin malı gibi gören bir anlayışın toplumuzca içselleştirilmesine çanak
tutmuş, aralarında sosyo-ekonomik uçurumlar bulunan halk kitlelerinin birbirine
öfkeyle bakmasına yol açmıştır. Yani şehit haberlerinin kısa verilip, Bodrum'da,
Çeşme'de eğlenenler ve yeni bir aşk bulan ünlülerin haberlerinin, Hülya
Avşar, Pınar Altuğ ve Reha Muhtar'ın aşklarının ise uzun uzun yayınlanması
sadece bu haberlerin eğlendirici özelliğinin abartılması ve reyting kaygısıyla
açıklanamaz. Bu bir ayıptır. TV’de şiddet kadar magazin haberleri ve programları
da gençlerimizin ve çocuklarımızın ahlaki gelişmini ve ruhsal dünyalarını
olumsuz etkiliyor. -Seyretme, zap yap- açıklamaları işi çözmüyor. Çünkü
burada haince ve aslında herkesin bilgiği bir şey var. Reyting ve getirisi
olan para. Bizce asıl korkunç olan budur, yani her türlü değerimizin
maddileştirilmesidir. Vatandaş ne verirseniz onu seyreder. Alıcısı var
diye bu dejenerasyon devam etmemeli. Bir an önce yasal düzenlemeler ile
magazin haberleri ve programları kısıtlanmalı ve gece yarısından sonra
yayınlanır hale gelmelidir. Çünkü ülkemiz tehlikeli bir sürece girmiştir.
Daha önce sağ-sol, alevi-sünni diye bölünmeye çalışılan ve her seferinde
başarısızlığa uğrayan senaryolar şimdi toplumsal huzurumuzu bozma ve toplumu
dejenere etme planıyla tekrar karşımızdadır. Magazin haberlerindeki çarpıklıklar
Türk aile yapısıyla bağdaşmaz ve ahlak sınırlarının ötesindedir. Artık
insanlarımız sokakta kavga ederken, trafik kazasında yaralı yolda yatarken
yardım elini uzatmaz oldu. Bu oyunda bozulmaldır. Aksi taktirde boşanmalar
artacak, kap-kaç ve fuhuş patlayacak, mafyaya hızla gençlerimiz daha çok
kayacaktır" dedi.
BEDELİ ÇOCUKLARIMIZ ve GENÇLERİMİZ
ÖDEYECEK
Beceriye, yeteneğe, çalışmaya dayanmayan
çoğu sabun köpüğü ünlülerin yaşamları hatta biraz saçmalıklarının gündeme
getirildiği magazin haberleri ve programlarının gençlerin ve çocuklarımızın
olumsuz özentilere girmesine yol açtığına dikkat çeken Yenimahalle
Esnaf Sanayici ve İşadamları Derneği ( YESİAD ) Başkanı A.Cem KEÇE; "Her
durumun bir bedeli vardır, bu bir doğa kuralıdır ama burada bedeli gençlerimiz,
çocuklarımız ödemektedir; bugün ödemeseler bile bu hesap yıllar sonra ödetilecektir.
Karısını aldatan bir ünlünün ardından karısını aldattığı sevgilisini de
bir başka kadınla aldatması ve bunu bir hak olarak görmesi, medyanın haberi
özendirici bir şekilde vermesi, ardından aldatılan kadının eşinden boşanması
ve boşanmanın ardından eşinden tekrar çocuk sahibi olmayı istediğini söylemesi
vb. sürüp giden saçmalıkları, YESİAD olarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin
izlemesinden rahatsızız. Bu haberler ve dedikodular, böyle dallandırılıp
budaklandırılınca, bir meziyetmiş gibi sunulunca, özellikle çocuklarımız
ve gençlerimizin zihinlerinde kavramlar karışır, mesajlar karmaşıklaşır,
doğruyla yanlışı ayırdetme yetileri gelişemez. İsyanımız da budur"
dedi.
KENDİMİZİ DÜŞÜNMESEK BİLE ÇOCUKLARIMIZI
ve GENÇLERİMİZİ DÜŞÜNELİM
Çocukların ve gençlerin huzurlu bir
ortamda büyüyerek, iyi ile kötünün, doğru ile yanlışın net olarak ortaya
konduğu bir ortamda özgüven kazanabileceklerinin altını çizen Yenimahalle
Esnaf Sanayici ve İşadamları Derneği ( YESİAD ) Başkanı A.Cem KEÇE; "Özgüveni
kazanamayan çocuklar ve gençler, biraz büyüyüp kendi ayakları üzerinde
durmaya çalıştıklarında çok zorlanırlar. Bu zorlanma içinde, magazin haberlerinin
ve programlarının da etkisiyle, yaşamın elbette meşruluk sınırını zorlayan
kolay yollarına başvurup, pek çok örnekte olduğu gibi yaşam rüzgarının
önünde savrulabilirler. Bu da Türk aile yapısını dejenere eder ve toplumda
telafisi olmayan yaralara yol açar. Kendimizi düşünmesek bile çocuklarımızı
ve gençlerimizi düşünelim" dedi.
TÜRK AİLE YAPISININ KORUNMASINA ÖZEN
GÖSTERİLSİN
Ailenin bir toplumun temel kurumlarından
birisi olduğunu söyleyen ve toplumu ayakta tutan en temel öğe olduğunun
altını çizen Yenimahalle Esnaf Sanayici ve İşadamları Derneği ( YESİAD
) Başkanı A.Cem KEÇE; "İnsan türünü üretmek ve sürdürmek gereksiniminden
doğan aile; biyolojik ilişkiler sonucu insan türünün sürekliliğini sağlayan,
toplumsallaşma sürecinin ilk ortaya çıktığı, karşılıklı ilişkilerin belirli
kurallara bağlandığı, o güne dek toplumda oluşturulmuş maddi ve manevi
zenginlikleri kuşaktan kuşağa aktaran biyolojik, psikolojik, ekonomik,
toplumsal, hukuksal yönleri bulunan toplumsal bir birimdir. Ancak Türk
toplumu geleneksel aile yapısından uzaklaşarak, menfaate dayalı sosyetik
bir yapıya bürünmeye başlamıştır. Toplumda her şey ekonomiye ve paraya
endeksli olmaya başlamıştır. Bu da toplumun bireylerini yalnızlığa itmiştir.
Oysa bireyi ayakta tutan manevi ve kültürel değerlerdir. Manevi ve kültürel
değerlerimiz hızla değer kaybediyor. Kişi önce kendisine, sonra ailesine
ve topluma karşı yabancılaşıyor. Bundan dolayı boşanmalar artmıştır. Medyada
yer alan haberler, yanlış örnekler, ahlaksızlıklar, işsizlik, bireyin giderek
yalnızlığa doğru itildiğini hissetmesi, ast ile üst arasındaki ilişkilerin
bozulması, intihara olan meylin artması, ücretlerdeki eşitsizlik, ekonomik
krizler Türk toplumunu ayakta tutan aile yapımızı dejenere etmeye başlamıştır.
Bu nedenle Türk aile yapısının korunmasına yönelik acil yasal düzenlemeler
yapılmalıdır" dedi.