YESİAD: “Sanayicinin Rekabet Gücü Desteklenmeli”
Yenimahalle Esnaf Sanayici ve İşadamları Derneği - YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; Türk ekonomisinin izleyeceği seyir açısından 2006 yılının çok kritik bir önem taşıdığına dikkat çekerek, yıldır süren büyümenin devamı için sanayicinin rekabet gücünün desteklenmesi gerektiğini söyledi. 

TÜRKİYE ÜRETMİYOR, ÇİN MALLARINI SATIYOR
Türkiye'nin son aylarda mal üretemeyen, Çin'in ürettiği malları satan bir ülke konumuna geldiğini söyleyen Yenimahalle Esnaf Sanayici ve İşadamları Derneği-YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Türkiye üretmiyor, Çin malı satıyor. Ama buna rağmen yapılan son araştırmalar ve basın açıklamaları, sanayicilerimizin ekonominin geleceğine yönelik iyimser beklentilerini koruduklarını göstermektedir. İş dünyası olarak, hükümetimizden beklediğimiz sanayicimizin rekabet gücünü destekleyecek ve arttıracak tedbirlerin acilen alınarak ekonominin geleceğine yönelik mevcut iyimserliğinin devam etmesinin sağlanmasıdır”  yorumunu yaptı.

İÇ PAZAR ÇİN MALLARININ İSTİLASINA UĞRADI
Çin malları ve yapılan ihracatın Türkiye'de yeni yatırımları engellediğini kaydeden YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Acil önlemler alınmazsa gelecekte iç pazar tamamen Çin mallarının istilasına uğrayacak. İthalat böyle devam eder, gümrüklerde fiyat kontrolleri gerektiği gibi yapılmaz ise yeni üretim alanları kurulması zorlaşır. Sadece Çin'den gelen malları Avrupa'ya Amerika'ya ihraç eder hale geliriz. Örnek olarak Pamuk fiyatına kumaş ithal ediliyoruz. Eskiden dünyada söz sahibi olduğuz tekstil sektöründe bile, mal üretmeyen Çin mallarını satan bir ülke konumuna geldik. Ayrıca ihracatın artması, üretimi, yatırımı ve istihdamı arttırmadı. Buda üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur” dedi.

VERGİLER AB NORMLARINDA OLMALI
Ekonomide yaşanan sorunları halledecek yeni bir organizasyona ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Türkiye'de ithalatı disipline edecek, ihracatı ise ciddi olarak teşvik edecek yeni bir yapılanmaya ihtiyaç var. Bu bağlamda KDV'nin AB normlarına uygun hale getirilerek düşürülmesi, gümrüklerin yeniden disipline edilmesi, belge verirken ve belgeyi takip ederken daha katı davranılması, belgeyi kullanan kişilerin veya firmaların Gelir Vergisi'ne ve beyannamesine sahip olunması gerekir. Maliye Bakanlığımız dahilde işleme rejimiyle mal getirmiş olanların peşine de düşmeli, geçmişteki ithalatlardan dolayı -siz bu kadar mal getirdiniz, bunları ne yaptınız? Ne kadar Gelir Vergisi verdiniz?- demesi lazım. Aynı zamanda gümrüklerimizde -Bu kadar gemi geldi, mallar tahliye edildi. Bu mallar nereye gitti?- diye sorulması şart. Çünkü havadan para kazanıp da keyif yapan insanların kazandığı paradan vergi alınması gerekir. Ayrıca KOBİ'ler geliştirilmeli, Türkiye'de üretilen malların bütün dünyaya ihraç etme mantığı yaygınlaştırılmalı, Eximbank ve gümrükler buna uygun bir çalışma düzeni içinde olmalı, Türk sanayicisinin ve üreticisinin yaptığı malları daha fazla desteklemelidir. Bakınız son günlerde medyamızda yazılanlara, Çin'de çocuk işçi çalıştırılıyor, SSK primleri gibi artı yükleri yok. Maalesef Türk sanayicisi ve işadamları bunlara rağmen rekabet etmeye çalışıyor. Birde Çin’den gelen malları dahilde işleme rejimi altında Türkiye'de vergi vermeden ve vergi kaybı yaratarak yapılan aldatıcı ihracatı bu tabloya eklediğimizde rekabet gücümüzün sınırlı olduğu görülecektir. Kısaca Türk malı dediğimiz malı ihraç etmeliyiz, Çinli'nin malını değil” dedi.

SERBEST BÖLGELER KAYIT ALTINA ALINMALI
Türkiye’de serbest bölge tanımının yeniden yapılması gerektiğinin altını çizen YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Serbest bölge, orada üretilen malın yurtiçine girmeden yurtdışına gitmesi demektir. Serbest bölgelere giren ve çıkan mallar kayıt altında olmalıdır. Ama Türkiye'deki serbest bölgelerde ne kadar mal girmiş ne kadarı çıkmış veya nereye çıkmış kaydı yok. Bu nedenle yeniden AB müktesebatına uygun yapılanma mecburiyeti var” dedi.

KAYIT DIŞI EKONOMİ %60
Kayıt dışı ekonominin yaklaşık %60 olduğunu hatırlatan YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “İhracat büyüdüğü için Türk ekonomisi düzelmez, sağlıklı ekonomik büyüme için öncelikle alt yapının sağlam olması gerekir. Ama son aylarda ihracatta rakamların büyümesine yönelik bir politika izleniyor, bu çok sağlıklı değil. Çünkü ihracat rakamları Türk sanayicisinin ve üreticisinin katkısı ve emeği olmayan mallarla büyütüldüğü zaman, herhangi bir darboğazla karşı karşıya kalındığında ülke sıkıntıya girer” dedi. Yatırımların ve istihdamın teşvikinin ülke genelinde ve sürekli olması gerektiğini söyleyen KEÇE; “Hükümetçe uygulanacak kayıt dışının kayda alınması programı çerçevesinde; vergi, kayıt dışı ve teşvik politikaları birlikte ele alınmalıdır” dedi. 

YTL DEĞERLİ, FAİZLER YÜKSEK 
YTL'deki değerlenmenin sanayicinin kullandığı yerli girdilerin maliyetlerini yükselttiğini, ithal girdilerin maliyetini düşürdüğünü, bunun sonucunda da ithalatın hızla artış eğilimine girdiğini dile getiren YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Kredi faiz oranlarının yüksekliğinden dolayı da küçük işletmeler kredi bulmakta zorlanıyor. Üzerinde durduğumuz bir diğer konu da %70’lere yükselen karşılıksız çek ve protestolu senetlerdir. Karşılıksız çek ve senetlerin ciroya oranına bakıldığında iki yılda kaydedilen en yüksek oran olması dikkat çekici” dedi. 

YENİMAHALLE İŞ DÜNYASINI AB’YE HAZIRLIYORUZ
Mevcut haliyle AB Müzakere Çerçeve Belgesi’nin 35 başlığından 27’sinin doğrudan iş dünyasını etkilediğini savunan YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “AB uyum süreci ciddi tehdit unsurları içermektedir. Müzakere sürecini tamamlayalım da nasıl olursa olsun demiyoruz. Zorunlu tedbirler ihmal edilirse hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi risklerle karşı karşıya kalabiliriz. Bu bağlamda; AB sürecinde değişime uyum sağlaması beklenen Türk sanayicisi ve işadamları üzerine düşeni yapmaya hazırdır. YESİAD olarak Yenimahalle iş dünyasını yeni döneme hazırlamakta aktif rol oynayacağız. Yenimahalle’deki üretici firmaların AB müktesebatı ile tamamen uyumlu üretim yapabilmeleri için çalışıyoruz. Çünkü AB hareketli bir hedef. Ortamı sürekli değişiyor. Hatta müzakereler sırasında AB bizden uzağa gidiyor duygusuna kapılabiliriz. Ancak cesaretin kırılmaması gerekiyor” dedi.  

SANAYCİNİN KAFASI KARIŞIK
Sanayicilerin sorunları varken ortaya çıkan iyimser tablonun kafalarda karışıklığına yol açtığının ifade eden YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Enflasyonda, faizde gelinen noktanın 5 yıl önce hayal edilemeyecek bir noktaya ulaştı. Ancak bunların bardağın dolu tarafı. Bardağın boş tarafı da var ve bunu da ısrarla söylüyoruz. Bu nedenle sanayicinin kafası karışık” dedi.

KOBİLER DESTEKLENMELİ
Girişimcilik ve KOBİ’lerin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “KOBİ’ler ve bireysel girişimler; eğitim, vergi, kredi, finansman, teknoloji, işletme ve pazarlama konularında desteklenmeli ve gelişmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca nüfus artış hızının düşürülmesine yönelik çalışmalara etkinlik kazandırılmalıdır” dedi.

PERFORMANSA DAYALI ÜCRET
Üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı temel alan ve ulusal rekabet gücünü gözeten bir ücret politikasına geçilmesi gerektiğini söyleyen YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Ücret artışlarında çalışanın, işletmelerin ve mevcut işkolunun verimliliği dikkate alınmalı; ücret artışları verimlilik artışını aşmamalıdır. Ücret, çalışmayı ve nitelik geliştirmeyi ödüllendiren yapıya kavuşturulmalıdır. Bunun için; üretimle bağlantısı bulunmayan yan ödemeler ücrette birleştirilmelidir, performansa dayalı ücret sistemleri yaygınlaştırılmalıdır, çalışılmadığı halde ücreti ödenen gün sayısı, rakiplerimiz seviyesine indirilmelidir ve tüm ücret ödemeleri, fiili çalışma süresine göre yapılmalıdır” dedi. 

ELEKTİRK HALA PAHALI
İşletmeler üzerindeki ağır vergi, prim, tazminat ve istihdamla ilgili diğer yükleri hafifletilmesi ve rakip ekonomilerden düşük tutulması grektiğinin altını çizen YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Bu çerçevede; elektrik hala pahalı özelleştirilme hızlanmalı, SSK primleri işveren hissesi makul bir geçiş dönemi içinde aşamalı bir şekilde işçi hissesi oranına indirilmeli, ücretten kesilen gelir vergisi için uygulanan Özel İndirim  yeniden yürürlüğe konulmalı, işgücü maliyeti düzey ve artışları, iç ve dış piyasalardaki rakiplerimize göre düşük tutulmalıdır” dedi.

SSK’LININ YAKINI İŞE GİRERSE 6 AY PRİM ALINMASIN
YESİAD’tan aktif çalışan ve emekli SSK’lının bakmakla ve geçindirmekle yükümlü herhangi bir yakını işe girerse 6 ay prim, vergi ve işsizlik sigortası primleri alınmasın önerisi iş dünyasında ve muhataplarında büyük ses getirdi. “Emekli sayısının çalışan sigortalı sayısına oranı olarak tanımlanan sistem bağımlılık oranının yüksekliği, işgücüne katılım oranının düşüklüğü ve kayıtdışı istihdamın yüksekliği, prim tahsilat oranının düşüklüğü, prime esas kazanç sınırlarının düşüklüğü, erken yaşta emeklilik uygulamaları, primi alınmadan yapılan sigorta ödemeleri, borçlanma kanunları, uzayan ortalama ömür nedeniyle artan aylık ödemeleri ve sağlık yardımları, prim gelirleri ile ödenen aylıklar arasındaki ilişkinin zayıflığı, ödenmeyen primlerin gecikme cezalarına uygulanan aflar, idari ve kurumsal yetersizlikler şeklinde özetlenebilecek Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemimizin sorunlarının çözümüne katkıda bulunacak bir önerimiz var” diyen YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU’na yazdığı mektupta, aktif çalışan ve emekli SSK’lının bakmakla ve geçindirmekle yükümlü herhangi bir yakını işe girerse 6 ay prim, vergi ve işsizlik sigortası primleri alınmasın önerisinde bulunduklarını belirterek, "Bu sayede prim gelirleri artacak, hazineden ve genel bütçeden SSK’ya daha az kaynak ayrılacak, çalışan kadınlarımızın sayısı artacak ve 6 ay prim, vergi ve işsizlik sigortası primi ödemeyen işveren de mutlu olacaktır"  dedi. T.C. Anayasası’nın eşitlik ilkesi kapsamında; Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi SSK dışındaki herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olanların da bu teşvikten yararlanmasının doğru olacağını savunan KEÇE; “Böylece T.C. Anayasası’nın eşitlik ilkesi de ihlal edilmemiş olur”  dedi.   KEÇE; sigorta giderlerinin %71.5 ve sağlık giderlerinin %26.2 olarak toplam giderdeki payının her geçen gün arttığının altını çizdi. Bu giderleri azaltmanın sosyal sıkıntılara yol açacağını belirten KEÇE; “Giderleri azaltamıyorsak, toplam gelirler içinde %87.4’lük prim gelirlerini arttırabiliriz. Bu bağlamda SSK’lının bakmakla ve geçindirmekle yükümlü herhangi bir yakını işe girerse 6 ay prim, vergi ve işsizlik sigortası primleri alınmasın önerisini getiriyoruz. Böylece iş verenlerin avantajlı olacak yeni işçi çalıştırması özendirilecek ve 6 ay sonunda SSK yeni prim tahsilatlarıyla prim gelirlerini arttırabilecektir”  dedi. KEÇE; mektubunda, önerilerinin kabul edilmesi durumunda hazine yardımı ve genel bütçeden yeni kaynak ayrılmadan, SSK’nın gelirlerinin arttırılabileceğini ifade ederek, bu çalışmadan işverenlerin 6 ayda olsa prim, vergi ve işsizlik sigortası primleri ödemeyerek karlı çıkacağına dikkati çekti.  Ekonomide görülen canlanma belirtilerine karşın işsizlik artığını ifade eden KEÇE; “İşsizlik, ekonomik krizin patladığı 2001'de %6,7 idi, bu yılın ortalama %10. Türkiye ekonomisinin gösterdiği büyümeye rağmen, Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tarafından kısa bir süre önce yayınlanan rakamlar ülkede yoksulluğun ve işsizliğin artmakta olduğuna işaret ediyor. Bizim önerimiz yeni istihdam yaratacak ve işsizliği azaltacaktır”  dedi. Prim ve hizmet belgelerinin prime esas günlük kazanç aralıklarına cinsiyete göre bakıldığında erkeklerin ezici bir yüzdesinin olduğunun görüldüğünü söyleyen KEÇE; önerilerinin hayata geçmesiyle çalışan kadın sayısın artacağını da sözlerine ekledi.  

ÜCRET ARTIŞLARI ENFLASYON HEDEFLERİYLE UYUMLU OLMALI
Toplu iş sözleşmelerinin, piyasalardaki durgunluk, verimlilik azalışı, işsizliğin artışı gibi enflasyon dışındaki diğer kriterleri de göz önünde bulundurarak istihdam artışını ve enflasyonla mücadeleyi desteklemesi gerektiğini ifade eden YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Toplu iş sözleşmeleri ile öngörülen ücret artışları AB Ülkelerindeki yaygın uygulamalar paralelinde enflasyon hedefleriyle uyumlu olmalı, istihdamın korunup geliştirilmesini amaçlamalıdır” dedi.

İŞSİZLİKLE MÜCADELEYE DAHA FAZLA ÖNEM VERİLMELİ
Uygulanacak ekonomi politikalarının reel sektörde üretim, yatırım ve istihdam artışını esas alması gerektiğini söyleyen YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “İşsizlikle mücadele politikalarına daha fazla önem verilmelidir. Ekonomi yüksek katma değer yaratan mal ve hizmet üretimine, yenilikçiliğe, ileri ve öncü teknolojilere yönlendirilmelidir. Üretim üzerindeki vergi yükü makul düzeye indirilmelidir. Bu çerçevede; vergiler ödenebilir düzeye çekilerek, vergi tabanı genişletilmeli; Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi oranları azaltılmalı; yatırıma aktarılan her türlü kazanç vergiden muaf tutulmalı; işletmelerin eğitim harcamalarına, AR-GE düzenlemelerinde olduğu gibi %40 oranında vergi istisnası  öngörülmeli, enerji üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır” dedi.

İŞLETMELER ÜZERİNDEKİ SOSYAL YÜKLER AZALTILMALIDIR
Endüstri Bölgeleri Kanunu’nda ve ilgili yönetmelikte arsa tahsisi, vergi muafiyeti, enerji yatırımları ve çevre koruma gibi alanlarda yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini söyleyen YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “İşletmeler üzerindeki sosyal yükler yeniden gözden geçirilmeli ve teşvik edici yönü ağır basan bir yaklaşımla ele alınmalıdır. sına ihtiyaç bulunmaktadır. Sosyal Sigorta Mevzuatı’nda esnek çalışma şekillerinin uygulanmasına imkan verecek düzenlemelere gidilmelidir. Kıdem tazminatı müessesesi, uygulamaya giren işsizlik sigortası ve iş güvencesi hükümleri dikkate alınarak en kısa zamanda yeniden düzenlenmelidir” dedi. 

BÜROKRASİ AZALMALI
İstihdam ve işletmelerle ilgili tüm mevzuatın bürokrasiyi azaltan bir yaklaşımla yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “İşletmelerin tabi olduğu tüm formaliteler tek bir hizmet biriminde toplanmalıdır. İŞKUR’un  aktif istihdam politikalarını etkin olarak uygulayabilmesi için kurumsal kapasitesi güçlendirilmelidir. Dezavantajlı grupların istihdamı özel politikalarla teşvik edilmelidir. Tarım sektöründe verimlilik artırılmalı; çağdaş bir destekleme sistemi oluşturulmalıdır. Tarıma dayalı sanayinin gelişimine önem verilmelidir” dedi. 

YAPISAL REFORMLAR DESTEKLENMELİ
Uzun yıllardan sonra ekonomide ilk kez son dört yılda kesintisiz büyüme sağlandığını hatırlatan ve Türkiye'nin 2006'da da beşinci yıl üst üste büyüme başarısını göstermesini gerektiğini söyleyen YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE; “Yukarıda bahsettiğimiz rekabet gücünü destekleyecek tedbirler süratle hayata geçirilmeli; Türk ekonomisine duyulan güvenin devam etmesi ve cari açığın sorun oluşturmaması için AB perspektifi kesintisiz bir şekilde sürdürülmeli, mali disiplin kararlılıkla korunmalı, yapısal reformlarla desteklenmeli ve enflasyonla mücadele sürdürülmelidir. Bu çerçevede, 2006'da dikkatler ekonomide toplanmalı, ekonomi birinci önceliğimiz olmalı; reel sektörün rekabet gücündeki gerileme ve kırılganlık oluşturan noktalar dikkatle takip edilmeli ve çok iyi yönetilmelidir” dedi.