| YESİAD Başkanı
Dr.A.Cem KEÇE İle AB Röportajı
“AB'nin Türkiye'yi hazmetme sorunu; kamuoyu ve kurumsal baskılardan, muhalefetten kaynaklanan kaygılar nedeniyle dikkate almak zorunda oldukları bir konudur.” YENİMAHALLE’nin SESİ Gazetesi olarak, YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE ile, 3 ekimde imzalanan Müzakere Çerçeve Belgesi nedeniyle hayli güncel olan AB-Türkiye ilişkilerini konuştuk. Samimi yanıtlar aldık: Sayın KEÇE; Avrupa Birliği (AB) nedir? Avrupa Birliği bazı politikaların merkezi düzeyde karara bağlanıp uygulandığı, bazı politikaların ise ulus devletler düzeyinde incelendiği, uluslar üstü özellikleri olan, işlevsel bir federal yapıdır. Sayın KEÇE; Türk halkının AB'den en büyük beklentisi nedir? Bence bu konuda Türk halkı çok bilgilendirilmedi. Kulaktan dolma olarak en büyük beklentileri refahın artacağı yolunda. Ama AB, adil gelir bölüşümü taleplerini güçlendirecek, talep sahiplerini cesaretlendirecek bir yapıya sahip olmasına rağmen, tam üyelik sonrasında refahın artacağının bir garantisi yok. Gerçeği söylemek gerekirse AB; vahşi kapitalizme karşı bir takım kısıtlamaların ve düzenlemelerin konulduğu bir sistem olmasına karşın, bir serbest piyasa projesidir. Serbest piyasa ekonomisinde her koyun kendi bacağından asılır. Diğer taraftan 14 yıl sonra AB’nin olup olmayacağının bir garantisi de yoktur. Sayın KEÇE; Müzakere Çerçeve Belgesi nedir? AB'ye girmeden önce çağdaş medeniyet değerlerinin, hayatımızın her alanında, Türkiye'nin her köşesinde gerçekliğe dönüşebilmesi için Türkiye'nin müzakere sürecindeki izleyeceği yol haritasıdır. Sayın KEÇE; 3 ekimde imzalanan Çerçeve Belgesi’ndeki hazmetme kavramı hakkındaki düşünceleriniz nedir? Şeffaf, sonuçları bilimsel verilerle ölçülebilir politikalardan ziyade, nüfus yapısı, jeopolitik konum, kültür ve din gibi alanlarda yaşanan zorluklardan kaynaklanan AB'nin Türkiye'yi hazmetme sorunu; kamuoyu ve kurumsal baskılardan, muhalefetten kaynaklanan kaygılar nedeniyle dikkate almak zorunda oldukları bir konudur. Ancak ben bu kaygıların kolay kolay giderileceği kanaatinde değilim. Sayın KEÇE; The Economist dergisi Türkiye'nin AB üyeliği için, ''Geç olması hiç olmamasından iyidir'' değerlendirmesinde bulundu. Sizce bu samimi bir ifade mi? O yazıyı ben de okudum. Türkiye ve AB'nin Müzakere Çerçeve Belgesi üzerinde anlaşmasının kavgalar ve karşılıklı restleşmeler ile olması, bu müzakereler sonunda hedeflenen tam üyelik ülküsüne gölge düşürmüştür. Bu nedenle bu açıklamayı samimi bulmuyorum. Aksine yaşanan kavgalar ve restleşmeler; “Müzakere Çerçeve Belgesi’nin istiklal savaşımız ile yırtıp attığımız Sevr Anlaşması'nın post-modern uygulaması olduğu” iddialarını doğrular niteliktedir. Bence AB’nin niyeti müzakere süreci sonlandırılabilirse, Türkiye'ye imtiyazlı ortaklık vermektir. Çünkü Müzakere Çerçeve Belgesi'nin ikinci maddesindeki bazı ifadelerde “Türkiye'nin, imtiyazlı ortaklık statüsü ile bu süreçten çıkarılacağının işaretleri” vardır. Sayın KEÇE; müzekere sürecinde Kıbrıs, Kürt ya da Ermeni meseleleri ne kadar etkili olur? Bence müzakerelerin kilitleneceği önemli konular bunlar. Çünkü bu konularda Türk kamuoyunda giderek artan bir tepki var. Her ne kadar Güney Kıbrıs ve Yunanistan kendileri için, AB içindeki Türkiye'nin AB dışında kalmış bir Türkiye'ye göre daha az risk olduğunu kabul etmiş gözükseler bile, Türkiye'nin AB üyeliğini raydan çıkaracak bir direnç göstermeyeceklerinin garantisi yoktur. Bu konuyu kullanarak Türkiye’den haksız taleplerde bulunmayı deneyecekler ve ne koparırsak kardır mantığıyla hareket edeceklerdir. Ermeni ya da Kürt meselesi gibi sorunlarda ise ben asıl tehlikenin AB'den değil Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında maceracı ABD politikalarından kaynaklanacağına inanıyorum. Sayın KEÇE; size göre diğer zorlu müzakere maddeleri nelerdir? Bence Kıbrıs, Kürt ya da Ermeni meselelerinden sonra, en çok güçlük yaratacak üç sorun; serbest dolaşım, ortak tarım politikası ve bölgesel fonların miktarıdır. Bunlar AB tarafından Türkiye'ye verilen tavizler olarak görüleceği için, AB bu konularda çok direnecektir. Türkiye’de ise; “Bunları alamıyorsak AB'de ne işimiz var” ortak görüşü hakim olacaktır. Bu da AB’ye muhalefet edenlerin elini güçlendirecektir. YESİAD Başkanı A.Cem KEÇE’ye verdiği
açıklayıcı bilgiler için teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.
|