YESİAD Başkanı Dr.A.Cem KEÇE İle Röportaj

Sayın başkan derneğin amacı nedir? T.C. Anayasası ve kanunları çerçevesinde Yenimahalle’deki sanayici, işadamı ve esnafları bir çatı altında toplayıp birlik ve dayanışmayı sağlama, Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin tam üye olması ülküsüyle Yenimahalle bölgesinde Avrupa Vatandaşlığı kavramının oluşturulması, özgürlük, güvenlik ve adaletin güvence altına alınması, ekonomik ve sosyal gelişmenin desteklenmesi, dünyada Avrupa’nın rolünün vurgulanması konularında üzerine düşeni yapma gibi sivil toplum faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlama ve bu konuda çalışmalar  yapan  kişi ve kuruluşlara destek verme amacı ile kurulmuştur.

YESİAD'ın vizyonu nedir? Ülkemizin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin gerçekleştirilmesi ve pekiştirilmesine destek verme ve bu konuda kendi bölgesinde toplumsal denetim görevlerini eksiksiz, etik ve etkin şekilde yerine getirmedir.

Üyelik aidatı ne kadar? Dernek üyeliğini cazip kılmak ve daha kalabalık dernek-üye bütünleşmesini sağlamak için üyelerden giriş ödentisi olarak  50 YTL, aylık olarak ta 10 YTL aidat almaya karar verdik.

YESİAD’ın hedefleri nelerdir? YESİAD olarak hedefimiz üyelerimiz arasında işbirliği ve dayanışmayı sağlayan, ortak yatırımları yönlendiren, eğitim, araştırma, proje ve danışmanlık desteği sağlayan, çözüm üreten güçlü bir dernek olmaktır. Ayrıca Üniversitelerimizle işbirliği içinde olacağız, ekonomik, kültürel, sosyal faaliyetlerde aktif rol alacağız, diğer sivil toplum örgütleriyle düzenli ilişkilerde bulunacağız, bölgenin gelir dağılımını iyileştiren programlara öncülük edeceğiz ve bu sayede de Yenimahalle’mizin sorunlarında saygınlığı, ağırlığı olan ve çözüm üreten bir dernek olacağız.

Nasıl bir Yenimahalle hayal ediyorsunuz? Gelişmiş sanayi bölgelerinin yanı sıra; kongre, alışveriş, eğlence, sağlık, kültür ve fuar merkezleri olan, ulusal ve uluslar arası spor organizasyonlarının yapıldığı temiz bir Yenimahalle olsa güzel olur diye düşünüyorum.

Derneğe kimler üye olabilir? Derneğin asıl, fahri ve onur üyeliği olmak üzere üç türlü üyeliği vardır.  Fiil ehliyetine sahip bulunan ve derneğin amaç ve ilkelerini benimseyerek bu doğrultuda çalışmayı kabul eden ve mevzuatın öngördüğü koşullarını taşıyan esnaf, sanayici ve işadamları bu derneğe “asıl üye” olma hakkına sahiptir. Ancak tüzüğümüzde yazılı olan amaçları paylaşan tüm Yenimahalleliler derneğimize “fahri üye” olabilirler.

Avrupa Birliğine tam üyelik konusundaki düşünceleriniz nelerdir? Ülkemiz Avrupa Birliğine tam üyelik konusunda önemli kazanımlar elde etti. Bu kazanımları tüm SİAD’lar gibi YESİAD olarak bizlerde içtenlikle destekliyor ve hükümetimizin tam üyelik çalışmalarını destekliyoruz. Ancak bu süreçte sivil toplum kuruluşlarının aktif rol almasının ve AB üyeliğinin kazanımlarını kendi başına bir amaç değil kalkınma ve gelişmişliğe giden yolda bir araç olarak görmenin topluma içtenlikle anlatılmasının ve benimsetilmeye çalışılmasının mecburiyetine inanıyoruz. Çünkü AB ortak değerlerini benimseme ülküsünün; başka bir gücün yaptırımlarına ihtiyaç duymadan kendi isteğimizle yapılmasının doğruluğuna inanıyoruz. Çünkü Atatürk’ün bizlere vasiyet ettiği “çağdaş medeniyetlere ulaşma” hedefine ancak bu şekilde varabiliriz.

Sosyal liberal ekonomi ve demokrasi kavramı konusunda neler düşünüyorsunuz? Devletçi Marksist model ile kapitalist model arasındaki çatışmanın Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla kaybolmasından sonraki yıllarda, merkez sağ ve merkez sol da “liberal-sosyal sentez” diye tanımlanan sosyo-ekonomik modelin temel nitelikleri konusunda bir mutabakat sağlanmıştır. Bugün Fransa’da Chirac'ın Merkez Sağ Partisi ve Sosyalist Partisi temelde aynı modeli uygulamakta ve parlamenter demokrasi, sosyal güvenlik, devletin denetleyici işlevi, üretim araçlarında özel mülkiyetin daha yararlı olduğu gibi konularında birleşmektedirler. Dolayısıyla sosyal liberal ekonomi ve demokrasi konusunda ortak bir çerçeve var.

Peki  bu ortak çerçevede herhangi bir ayrım yok mu? Olmaz mı. Tabi ki uygulama farklılıkları var. Örneğin Sağ liberaller “Devletin düzenleyici görevleri olmalıdır. Hayat bir yarışmadır ve bu yarışmanın sağlıklı olması için Devletin çok fazla karışmamalıdır” yaklaşımındalar. Sosyal demokratlar ise, “Devlet sağlık hizmetlerini ve eğitimi mutlaka her kesime götürmelidir. Özel sektör de götürebilir ama devlet tarafından ödenmelidir” yaklaşımındadır. Ayrıca Sosyal Demokratlar güçsüzlerin yanında sosyal bir devletin olması gerektiğini daha çok önemserken, Sağ Liberaller ise fırsat eşitliğini daha çok önemsiyorlar. Ama artık aralarında “sanayi devletin elinde mi olsun?” tartışması yok.

Türkiye'nin AB'ye üye olması yolunda projeleriniz var mı? Evet var. Yakında projelerimizi kamuoyuna açıklayacağız. Ama her şeyin başı finansman. Bu konuda Avrupa Birliği fonlarından yararlanmayı düşünüyoruz.

Türkiye'de mevcut siyasi yapıyı nasıl görüyorsunuz? Türkiye'deki siyasi yapı dağınık durumda. Merkezde AKP ve CHP alternatifsiz. Ama sağda ve solda diğer partilerin toparlanmaya ihtiyacı var. Bence oy oranı %5’in altındaki partiler kendilerine yakın siyasi partilerin çatısı altına girmeli. Çünkü var olan dağınık ve bölünmüş yapı hem toplumu, hem seçmenleri  hem de partilerin kendisini rahatsız ediyor. Alternatifsiz siyasal yapı gelecek konusunda eskiye göre daha sağduyulu hareket etmeye başlayan seçmeni kaygılandırıyor.